14 Ocak 2013 Pazartesi

Minicik Alışverişim :)


İlk defa Watsons ve Gratis'e girince kendimi kaybetmedim, ne bulursam sepete atmadım :) Bunlardan önce giyim mağazalarına uğradığım için asıl yağmayı oralarda yaptım çünkü. Buralardan sadece ihtiyacım olan şeyleri alıp çıktım ;)



Çantamın olmazsa olmazı mini kağıt mendiller Watsons'a her uğradığımda ilk aldığım ürün olur. Şipşirin paketleri nedeniyle uzun süre kullanmaya kıyamasam da bunlardan başka mendil almıyorum artık :)



Çantamın diğer olmazsa olmazı diş fırçası ve diş macunudur. Minik fırçamı uzun süredir kullanıyordum bu nedenle artık değişmesi gerekiyordu. Severek kullandığım Signal White Now'un seyahat boyunu görünce tereddüt etmeden alıp sepete yolladım :)



Bu hafta saçlarımı boyayacağım ve bu nedenle de çıkmışken saç boyası da alayım dedim. Aklımda L'oreal ve Palette vardı, Palette Natural'in kampanyalı olduğunu görünce onu denemeye karar verdim.Saçlarım uzun olduğu için tek kutu yetmiyor, bu ikili benim için süper oldu :) Saçlarımı boyadıktan sonra boyayla ilgili yorumlarımı paylaşacağım ;)

Son olarak boya setimin fırçası kırıldığı için bir de fırça aldım. Böylelikle bir alışveriş macerası daha mağazada rehin kalmadan atlatılmış olur.En kötü günümüz böyle olsun :) :)

10 Ocak 2013 Perşembe

Gliss Ultimate Repair Saç Bakım Maskesi

Şuana kadar onlarca saç maskesi denemişimdir fakat benim için saç kreminden öteye geçebilen tek maske oldu, o da Gliss Ultimate Repair. 

İlk başta korkarak aldım çünkü Gliss ürünlerinin saç döktüğünü duymuştum. Gerçi sıvı saç kremiyle serumunu da kullanıyordum ve dökülme yapmamıştı ama yine de önyargılı yaklaştım ürüne. Uzun uzun düşündükten sonra sepete atıverdim. Eve gelince de ilk iş olarak denemeye karar verdim. Sonuç muhteşem. :) 

Yumuşacık, pürüzsüz, taraktan kayan, toka bile tutmayan saçlara sahibim artık :) Bunların yanında kokusu çok güzel, diğer maskeler gibi katı bir kıvamı yok ve saçtan kolay temizleniyor. (Watsons maske gibi su faturamızı kabartmadı :) ) 

Ürün resimde görüldüğü gibi çok hafif bir krem kıvamında. Duşun sonlarına doğru temizlenip suyu biraz alınmış saçınıza yeterli miktarda maskeyi uygulayın ve bir süre bekleyin. (10 dakika bekliyorum ben genelde) Ilık suyla durulayın. İşte bu kadar ;)


8 Ocak 2013 Salı

Morfose Keratin Saç Serumu



Erken beyazlama problemi yüzünden saçlarımı 5-6 ay önce istemeye istemeye boyattım. İnce telli ve hassas saçlara sahip olduğum için boyattıktan sonra aşırı dökülme ve uçlarda incelme oldu. Çeşitli ürünler denedikten sonra bu seruma denk geldim. 

İlk kullanımdan itibaren etkisini gerçekten gösteriyor. Saç uçlarını besleyip kırılmaları, çatallaşmayı ve incelmeyi önlüyor. Yumuşaklık ve parlaklık vermesi de cabası :)

Duştan çıktıktan sonra havluyla fazla suyunu aldığım saçlarımın uç ve boy kısmına yediriyorum. Orta uzunluktaki saçlarıma bir pompa yeterli oluyor. Fazlası yağlı hissi verir. ;)

7 Ocak 2013 Pazartesi

L'oreal Triple Active Day Multi-Protection Moisturises


Çok çok sevdiğim, dönem dönem farklı nemlendirici arayışlarına girsem de hüsran yaşayıp kendisine geri döndüğüm bir üründen bahsedeceğim. :) Aslında bunun yanında L'oreal Triple Active Day Dry And Sensitive Skin kremini de kullanıyorum ama ikisi arasında pek de fark göremedim ben. Öncelikle benim cildim karma, T bölgem yağlı. Sivilce,akne ve siyah nokta problemim yok. Yani nemlendiriciden beklediğim sadece nemlendirmesi.Beklentilerinize göre ürün kullanmanızda fayda var ;)
Ürünü incelemeye başlayalım:


Nemlendirmesi gerçekten çok çok başarılı.
Yapısı fazla yoğun değil. Bu nedenle yaz kış severek kullanıyorum. Yazın terleyince vıcık vıcık bir görüntüye yol açmıyor.
Cilt tarafından hemen emiliyor ve yağlı hissi vermiyor.
Parlama yapmıyor. Taze, canlı bir görüntü veriyor.
Kokusu çok hafif ve güzel.
Bende, kardeşimde ve annemde sivilcelenme yapmadı. (Ciltten cilde fark edebilir.)
Henüz yaşım genç olduğu için gece kremi kullanmayı tercih etmiyorum. Onun yerine ara sıra yatmadan önce temizlediğim yüzüme bu kremi sürüyorum.



Her güzelin bir kusuru vardır, bu ürünün kusuru da kavanozda bulunması. Tüpte bulunanı internette görmüştüm fakat mağazalarda malesef bulamadım. Hijyen sağlamak açısından kremimden kimseye kullandırmamaya çalışıyorum.(kardeşime yenisini aldım benim kremimden uzak durması içi :) ) Ayrıca ellerimi yıkamadan KESİNLİKLE ürünü kullanmıyorum.

Sevgilerr

6 Ocak 2013 Pazar

20 Yaş Dişleri, Çekimi ve Sonrası

Herkese merhabalarr 

Bugün biraz farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Konumuz; türlü türlü şehir efsaneleri duyduğum için senelerce çektirmeye yanaşmayıp ağrıdan 3 sene kıvrandığım 20 YAŞ DİŞLERİ :)



Öncelikle "Nedir bu 20 yaş dişleri?" , "Neden zor çıkar ve ağrı yapar?" , "Çekilmesi gereken haller nelerdir?" sorularının cevaplarına bakalım. 20 yaş dişleri genelde 17-25 yaşları arasında çıkmaya başlar. 20 yaş dişleri, ağızda en son çıkan ve en fazla soruna neden olan dişlerdir. Çenede yeterli alan olmadığı durumlarda bu dişler tam çıkamaz; gömük ya da yarı gömük kalır. Diş yüzeye çıkamadığı için kişiye rahatsızlık verir, kimi durumlarda yüzde ani şişliklere veya çenelerin kitlenmesine yol açar. Şiddetli ağrılar görülür. Bu sebeple sorun yaratan 20 lik dişlerin mutlaka kontrol edilmesi ve diş hekiminin uygun görmesi halinde çekilmesi önemlidir. 20 yaş dişi için genç yaşlarda yapılan operasyonlar teknik bakımdan daha kolay olurken, iyileşme de daha kısa sürede olur.

20 yaş dişlerinin şu hallerde çekilmesi gerekmektedir:

*Çürük: 20 yaş dişinin pozisyonundan dolayı o dişte veya komşu dişte çürük görülebilir. 
*Diş eti enfeksiyonu: 20 yaş dişinin tam çıkamadığı durumlarda yemek artıkları ve bakteriler bu dişin çevresindeki diş etinin altına girerek enfeksiyona neden olur. Bunun sonucunda ağız kokusu, yüzde şişme ve ağız açıklığında azalma görülebilir. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna doğru yayılabilir. 
*Basınç ağrısı: Sürmeye çalışan 20 yaş dişinin komşu dişlere basınç yapmasından dolayı ağrı olabilir. Bazı vakalarda bu basınçtan dolayı aşınma olur.
*Ortodonti: Pek çok genç hasta dişlerindeki şekil bozukluklarını düzelttirmek için ortodontik tedavi görmektedir. 20 lik dişleri sürerken yer darlığı nedeniyle özellikle ön bölgedeki dişlerde şekilce bozukluk olur.
*Protez: Total protez kullanan hastalarda gömük 20 lik dişler sürmeye başlarsa protezde uyumsuzluk, vuruk ve kullanamama problemlerine sebep olabilir.
*Kist oluşumu: Gömük ya da yarı gömük 20 yaş dişlerinin çevresindeki yumuşak dokuda kist oluşabilir. Bu kist ve dişin alınması, ileride oluşabilecek kemik ve komşu diş harabiyetini önleme açısından büyük önem taşır.

Bu durumlar yoksa, diş doğru pozisyonda sürüyorsa  ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin kalmasında bir sakınca yoktur. Fakat bu dişler en arkada oldukları için temizlikleri çok güçtür ve çürümemesi için azami dikkat edilmelidir.

Veeee geldik operasyon anınaa,,, ta taaaaamm :)

Günler öncesinden randevu alınır. İnternette türlü türlü sitelerden 20 yaş dişiyle ve operasyonla ilgili bilgiler edinilir. Hatta benim gibi olayı abartıp operasyon videosu izleyenlerin sayısı da az değildir bence :D 
Edinilen korkunç bilgilerden sonra randevu günü zor edilir. Dişçinin kapısına gelince bir durup Besmele çekilir. Ve artık her şey için çok geçtir, bu operasyon yapılacak başka yolu yok. :)  Eğer saat gelmemişse bu bekleyiş süreci daha da sancılıdır. Aletler tek tek gözümüzde belirir. Dişçi neşteriyle nasıl diş etimize dalacak diye düşünüp dururuz :) Ve dişçinin asistanı odanın kapısında pis bir tebessümle bizi yanına çağırır. (Alacağın olsun Ayşegül, o ne bakıştı öyle öldüm öldüm dirildim.:) ) Koltuğa oturur hatta üst diş alınacaksa uzanırız. Dişçi korkmamız için bizi biraz konuşturur ama nafile, ellerimizden teller damlamaya başlamıştır bile. 3 koca iğne göğsümüzün üstüne itinayla bırakılır. "Yuhhh bu neee" bakışımızdan sonra dişçi onların iğne değil su olduğunu söyleyince içimizden az buçuk söveriz :) (Fazla değil, azcık :P ) Veee dişçi iğneyi eline alır, bizim de kapıda yaptığımız gibi Besmele çeker  ve iğneyi yapar. Kimimiz iğnede azcık acı çekeriz (sinek ısırığı kadar), ama benim gibi cinsler hiç etkilenmez: ) Uyuşması için beklemeye başlarız. Gerekirse 1 iğne daha vuruluruz.
Ağzımız yüzümüz yamulmaya başladıysa işlem tamamdır, operasyona geçilebilir. Bilinen hatta bilinmeyen (!) bütün dualar edilir :) Dişçi eline aleti alır, biz de korkudan sımsıkı kapatırız sözlerimizi ve eti yarmasını bekleriz. Ama o ara dişçi asistanıyla ve bizimle konuşmaya başlar nedense. "Hadi yaa yapmasa artık tam da hazırlamıştım kendimi" diye çığlıklar atarız içimizden ama yok, hala muhabbet ediyorlar. Gözlerimizi açarız ve bir de ne görelim, dişçi ağzımızda harıl harıl çalışmaktadır. "Eeee ben neden bişey hissetmiyorum?" düşüncesinden sonra havadaki tüm kara bulutlar dağılır. İnternete yazı yazanlara, sözlük yazarlarına sevgi (!) ve selam gönderilir :) Bir de bakmışız ki  dişçinin muhabbetini dinliyoruz merakla :) Operasyonda olduğumuzu unutmuşuz. Ve bir ara dişçinin baskısını çenemizde hissediyoruz, ama acı değil sadece bir his şeklinde. Ardından ağzımızdan çıkan koca bir diş. Sonrası güllük gülistanlık. Dişçi korktuğumuzu anladıysa bir de vay halimize, bu aşamada dalgalardan dalga beğenelim kendimize :) Dikiş de atılır hemen, yaranın üzerine gazlı bezle tampon yapılır ve geçmiş olsun dilekleriyle ayağa kalkarız :) Bu arada buz tutmuş bir elvidenle operasyon bölgesine tampon yapmamız istenir. Eğer dişçi verirse dişimizi de alıp mutlu mesut bizi bekleyen annemizin/babamızın yanına gideriz :) Mutlu son
( "Hadi çekim kolay oldu da sonrasında hiç mi ağrı olmadı?" diyenlere cevabım HAYIR. Bakımı çok çok güzel yaptım ve ağrım sızım olmadı. Çok çok minik bir şişim oldum, o da ertesi gün kayboldu ;) )

20 yaş dişi operasyonu sonrası bakım

Buraya kadar olan bilgileri buradan ve kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak yazdım. Buradan sonrası tamamen bana ailt :) 2 gün önce gömülü ve üzerinde kemik olan 20 yaş dişimi çektirdim ve hala bakıma devam etmekteyim. Neler yapıyorum neler yapmıyorum bunlardan bahsedeceğim:

**Dikiş atılmışsa operasyon bitiminde bölgeye hemen steril gazlı bezle tampon uygulaması yapılır. Bu tamponu kanama durumunuza göre 20-30 dakika arası ağzınızdan çıkarmayın. Bu tampon pıhtı oluşumu sağlar ve kanamayı durdurur.
**Operasyon bitiminde hemen buz uygulaması yapılmalıdır. Bu şişmeyi ve kanamayı önlemektedir. Buzu 10-15 dakika yüzümüze tuttuktan sonra 2-3 dakika ara verilmeli sonra tekrar uygulanmalıdır.Çünkü ara verilmezse dokular donar.
*Operasyon bölgesine dokunulmamalı, dikişlerle oynanmamalıdır.
**Kesinlikle tükürülmemelidir. Tükürdüğümüz zaman oluşan pıhtıyı bozmuş oluruz,bu da kanamaya ve iyileşmenin gecikmesine neden olur.
**Diş hekimleri 24 saat o bölgeyle çiğneme yapılmaması gerektiğini söylüyorlar. Bana göre ilk 2-3 gün o tarafla yemek yenmemelidir. Dikiş atılmışsa yemek artığı kaçabilir ya da dikiş tam kaynamamış olabilir, kanama yapar.
**1-2 gün sigara içilmemelidir. Kanamaya neden olabilir.
**İlk gün sıcak yiyecekler ve içecekler tüketilmemelidir.(kanama sızıntı şeklinde devam ediyorsa 2. gün de devam edilmeli)
**Verilen ilaçları saatinde almak ağrı olmaması ve yaranın mikrop kapmaması açısından önemlidir. Ağrı kesici, antibiyotik ve gargara kesinlikle kullanılmalıdır. 
**Dikiş varsa ilk gün dişimizi fırçalamazsak daha iyi olur. Sonraki günlerde sabah ve akşam dikişlere dikkat ederek fırçalayıp gargara yapmalıyız.(Bir tüyo: Ben yemek yerken bikaç lokmada 1 yudum su alarak gargara yapar gibi ağzımda dolandırıp yutuyorum, böylece operasyon bölgesinde artık kalmamış oluyor;) )
**Tuzlu suyla gargara yapmak da yaralı bölgede ağrı ve kaşıntıyı azaltıyor. İlk gün hariç ara ara uygulayabilirsiniz.

3 Ocak 2013 Perşembe

Çekiliş var :)



 Çekilişe katılmak için tık tık


Fatma'nın çekilişine katılmak için tık tık :)


Katılmak için buyrun tık tık



Bu güzel çekilişe katılmak için tık tıkk


Hadi TBS severlerr bu çekiliş harikaaa tık tıkk ;)



Birbirinden güzel hediyeler için buyrunn ;)


Kupacı ve kutucularrr, hadi çekilişee ;) tk tık :)


Hediyeleri kazanmak içinn buyrunnnn tık tık ;)



Şartsız şurtsuz hediye çekilişine katılmak içinnnn tık tıkk ;)


Güzel bir çekiliş daha ;) buyrunn :)


Bu güzel set için  tık tık

Bitenler


Merhabalarr :) Hayatımın en kötü 3 gününü geçirdikten sonra biraz toparlanınca zaman geçirmek adına odamı elden geçireyim dedim. Baya biten ürünüm varmış, 2 poşet çöp çıktı :) Bunlardan bazılarını (paylaşmaya değer onları) sizinle paylaşmak istedim.

Down Under Natural's Nude Nemlendirici Şampuan: Son zamanlarda Paraben ve SLS içermeyen şampuanlara merak sardım fakat malesef ki hiç biri saçıma yaramadı. Nude de bunlardan biri. Şampuanı bir çok blogta görüp hakkında güzel yorumlar okuduğum için aldım ama benim kuru ve boyalı saçlarıma hiç mi hiç iyi gelmedi. Şampuanı kullanırken banyodan çıkınca saçlarım gıcır gıcır tertemiz oluyordu fakat 2 saat bile geçmeden diplerden yağlanmaya başlıyordu. Ve ilk defa bir şampuan bende kepeğe neden oldu. Nude serisinin diğer şampuanlarını kullanmayı düşünmüyorum. Her ürün herkeste aynı sonuçlara yol açmaz, ön yargılı yaklaşmayın ve deneyin derim belki sizin saçlarınıza çok çok iyi gelebilir.

Down Under Natural's Boyalı ve İşlem Görmüş Saçlar İçin Boya Terapisi: Bu şampuan da bana yaramadı malesef :( Saçlarımı yağlandırıp birbirine yapışmış gibi kötü bir görüntü verdi. Sadece 2 kez kullandım, atmamak için sulandırarak duş jeli niyetine kullandım. Kokusu çok güzel çünkü :)

Gliss Satin Relax Sıvı Saç Kremi: Çok seviyorum, daha bitmeden yenisini alıyorum :) Saçlarım ince telli ve aşırı elektrikleniyordu, duştan çıkınca ıslak saçlarıma bu ürünü uygulayıp havluya sarıyorum ve suyu iyice emilince tarıyorum. Sonuç: Yumuşacık, elektriklenmeyen ve taranırken daha az zarar görmüş saçlar :)

Otacı Lavanta Sabunu: Duş jeli kullanmadan önce doğal bir sabun kullanmazsam temizlendiğimi hissedemiyorum nedense :) Bu sabunu, Gratis'te kasiyer bayanın bunun deneme boyunu yanlışlıkla çantama
atması sonucu keşfettim ve bir daha da vazgeçemedim. Benim bacaklarım çok çabuk kurur ve pul pul olurdu ama bu sabun hem cildi kurutmuyor, hem de içindeki lavanta taneleri peeling etkisi yaratıyor.

Loreal Triple Active Day Dry and Sensitive Skin: İşteee benimmm vazgeçilmez nemlendiricim 
Cildim karma ve gözeneklidir. Sivilce problemim yok, kuru kısımlarda bazen pul pul dökülme oluyor nemlendirmezsem. Şuana kadar kullandığım nemlendiriciler ya cildime ağır geldi ya vıcık vıcık yağlı görünüm verdi ya da hiç bir işe yaramayıp kuruluğa engel olamadı. Ama Loreal'i yazın bile kullandım ve o kadar hafif ki terleyince vıcık vıcık akmadı. 50 yaşındaki annem bile gizli gizli kremimi kullanıyor, neymiş efendim kendi kremi ağır geliyormuş :)

Avon Gliserinli El Kremi: Pek de yorum yapmaya değer değil aslında, sıradan bir el kremi. Elleriniz çok çok kuru değilse iyi gelir ama aşırı kuruyan ellere tavsiye etmem. Yani bir Arko Klasik olamaz kendisi;) 

Şimdilik bu kadarr;) Çöpler atılınca baya eksiğim olduğunu fark ettim, bir kozmetik alışverişine çıksam fena olmaz sanki. Kazanıp da kaybettiğim çekilişi erken fark etseydim çok iyi olacaktı tüm ürünler ihtiyacım olan şeylerdi ama kısmet :/